Bir KOBİ’nin Büyüme Hikâyesinden Öğrendiklerimiz

Bir KOBİ Danışmanı olarak yıllardır birçok işletmeye adım attım. Kapıdan içeri ilk girdiğimde neyi kontrol edeceğimi çok iyi bilirim: İnsanlar… Göz teması kuranlar, başı öne eğik çalışanlar, yorgun ama mutlu görünenler… Çünkü bana göre bir işletmenin kalbi, makineleri değil; ekibidir.

Size, Manisa’da faaliyet gösteren 20 kişilik bir tekstil atölyesinin hikayesini anlatayım. Firma sahibi, üretim kapasitesini iki katına çıkarmış ama bir türlü kâr edemiyordu. Sorun makinelerde değil, ekibin iş birliğinde yatıyordu. Ustabaşı, genç elemanlara bağırıyor; ön muhasebedeki çalışan satış temsilcisine güvenmiyor; yöneticiler ise sadece yangın söndürmekle meşguldü. Kısacası, herkes çalışıyordu ama kimse birlikte çalışmıyordu.

Bir Ekip Gelişmezse, İşletme de Gelişemez

Peki ne yaptık? Önce herkesin bir nefes almasını sağladık. Sonra uzun uzun konuştuk. Herkes ne hissettiğini, neye ihtiyaç duyduğunu, neyi geliştirmek istediğini anlattı. Ve fark ettik ki kimse kötü niyetli değildi; sadece yönsüz, eğitimsiz ve motivasyonsuzdular.

İlk adım olarak ekipteki rolleri netleştirdik. Ustabaşı sadece üretimi değil, aynı zamanda genç çalışanların gelişimini de üstlendi. Ön muhasebe, satışla birlikte haftalık planlamalara katıldı. Liderlik eğitimleri ve iletişim atölyeleriyle herkesin kendini daha güçlü hissetmesini sağladık.

Sonuç mu? 8 ay sonra hem üretim kalitesi hem de çalışan memnuniyeti arttı. İş bırakma oranı %12’den %3’e düştü. Firma, ilk kez yıllık cirosunun %15’ini kâra çevirebildi.

Ekip Gelişimi Neleri Kapsar?

Ekip gelişimi dediğimizde akla sadece eğitim gelmesin. Ekip gelişimi aslında şu sorulara verilen samimi cevaplarla başlar:

  • Bu ekip ne yapmak istiyor?
  • Herkes neyi iyi yapıyor, neyi yapamıyor?
  • Kim, hangi sorumluluğa uygun?
  • Hangi noktada iletişim kopuyor?
  • Ortak hedefimiz nedir?

Bu sorulara dürüstçe cevap verebildiğinizde, zaten gelişim başlamış demektir. İşte orada, şirketin içinde sessizce duran potansiyel uyanır.

Küçük Adımlar, Büyük Değişimler

Hiçbir şey bir gecede değişmez. Ancak doğru bir planla, küçük adımlarla çok şey başarabilirsiniz. İşte birçok KOBİ’de uyguladığım basit ama etkili bir 5 adım modeli:

  1. Ekip fotoğrafı çekin: Kim ne yapıyor? Ne hissediyor?
  2. Küçük anketler yapın: Çalışanlar ne düşünüyor? Ne bekliyor?
  3. Hedefleri paylaşın: Ortak hayaller kurun.
  4. Eğitim değil, gelişim ortamı yaratın: Herkesin öğrenme biçimi farklıdır.
  5. Küçük başarıları görün: Takdir, moralin en hızlı yakıtıdır.

Bir başka örnek: Ankara’daki bir KOBİ, personeline sadece teknik değil, aynı zamanda duygusal zeka ve empati üzerine atölye düzenledi. İşin sonunda sadece işler değil, insanlar da değişti. Çünkü bazen bir işletmeyi değiştirmek için sadece bir kişinin değişmesi yeterlidir.

Ortaklara ve Yöneticilere Çağrım

KOBİ’lerde ortaklar genellikle en çok çalışan kişilerdir. Sabah ilk gelen, gece son çıkan… Ama unutmayın: Ekip gelişimi, sizin de dönüşümünüzle başlar.

Şu üç şeyi samimiyetle yapın:

  • Haftada bir çalışanlarla bire bir 15 dakikalık sohbetler planlayın.
  • Her ay bir ekip toplantısında sadece “başarılardan” konuşun.
  • Bir personelinizin eğitimine siz de katılın.

Bu adımlar sadece ekibinize değil, size de iyi gelecek. Çünkü yönetici olmak her şeyi bilmek değil, birlikte öğrenmeyi kabul etmektir.

Çalışanlar İçin Gelişim Ne Anlama Geliyor?

Gelişim, sadece bir kursa gitmek değil. Gelişim, işine duyduğun güvenin artması, katkının fark edilmesi, değerli hissetmektir. Kendini bir takımın parçası olarak hissettiğinde, sabah işe gitmek “zorunluluk” olmaktan çıkar.

Son Söz: Gelişim, Bir Lüks Değil, Bir Zorunluluk

Bugün rekabetin, belirsizliğin, değişimin böylesine hızlı olduğu bir dönemde, ekip gelişimi artık bir “tercih” değil, “zorunluluk”. Teknolojiniz ne kadar iyi olursa olsun, arkasında birlikte çalışan bir ekip yoksa sürdürülebilir büyüme hayal olur.

KOBİ’ler olarak en büyük yatırımımız insan olmalı. Çünkü makineler yıpranır, binalar eskir, ama gelişen bir ekip hem bugünü toparlar hem yarını inşa eder.

Dikkatinize 🙂